Dermatoloji Kozmetoloji Uygulamaları

179017731

Lazer epilasyon, kadın ve erkekte istenmeyen tüylerden kalıcı olarak kurtulmanın en hızlı ve en sağlıklı yoludur. Lazer epilasyonda kullanılan lazer ışığının dalga boyu melanin pigmenti tarafından emilme özelliğine sahiptir. Soğutma sistemli lazer tekniği ile yapılan lazer epilasyon ile lazer ışığı cilde zarar vermeden doğrudan kıl kökündeki pigmentler tarafından emilerek ısıya dönüşür ve bu ısı kılı yapan kıl kökü hücrelerini tahrip eder.

-Lazer epilasyon kimler için uygundur?

12 yaşını tamamlamış, koyu renkli tüyleri olan herkese lazer epilasyon uygulanabilir. Tüyler açık renkli yani pigmenti az ise lazer ışığı yeterince emilmez ve yeterli ısı oluşmaz, bu nedenle tüyler etkilenmez.

-Lazer epilasyon hangi bölgeler için uygundur?

Gözleri özel gözlükle korumak şartı ile göz kapakları hariç tüm vücut bölgelerindeki koyu tüylere uygulanabilir.

-Her seansın süresi ne kadardır?

Bu süre kullanılan cihazların özelliklerine göre değişmekle beraber uygulama çok hızlıdır. Yüz 5-6 dakikada, bıyık 1-2 dakikada, bacaklar 1 saatlik sürede yapılabilir.

-Tedavi sırasında ağrı hissedilir mi?

Ağrı hissedilmez, sadece lastik çarpması gibi bir duygu hissedilir.

-Lazer epilasyon uygulamasından sonra cilt nasıl görünür?

Lazer epilasyon sonrasında bazen 5-10 dakika bazen yarım saat süren kızarıklık olabilir. Bu geçicidir soğutma sistemi olmayan lazer epilasyon cihazlarında ışığın cildin üst tabakası olan epidermisteki melanin pigmentleri tarafından emilip ısı oluşturmasından dolayı ciltte yanık ve sonrasında leke kalma ihtimali her zaman mevcuttur. Soğutma sistemi olan lazer epilasyon cihazları ile olan tedavilerde nadirde olsa cilt yüzeyinde hafif kuruluk ve yüzeysel kabuklanma olabilir. Birkaç gün içerisinde kaybolur ve kalıcı iz bırakmaz.

-Bir seans lazer uygulaması yeterli midir?

Yeterli değildir, çünkü kıl köklerinin hepsi uygulama anında aynı büyüme devresinde değildir. Uygulama anında olgun fazda (anojen) olan kıl kökleri etkilenir. İstirahatte (katojen) ve gerileme (telojen) fazlarındaki kıl kökleri etkilenmez. Bunlar için ek lazer seanslarının uygulanması gerekir. Kılların renklerinde ve büyüme devrelerinde olan değişikliklerden dolayı lazer epilasyon seansı kişiye göre hatta aynı kişide vücudun farklı bölgelerine göre değişir.
Seans aralıkları uygulama bölgesine göre 4-8 hafta arasında değişiklik gösterir.

-Lazer epilasyon düşünüldüğünde ne yapılması gerekir?

Öncelikle kişinin dermatoloji uzmanı tarafından görülüp değerlendirilmesi, tüylenmenin nedeninin araştırılması tahlil ve tetkiklerin yapılması gerekir. Lazer epilasyon uygulamasına geçilmeden evvel tüylerin sarartılmamış olması, cımbız veya ip gibi köke müdahelenin son 3 hafta içinde yapılmamış olması gerekir.

-Lazer epilasyonda elde edilen mükemmel sonuç ömür boyu kalıcı mıdır?

Lazer epilasyon ile tahrip edilen kıl köklerinden tekrar yeni kı çıkmaz. Ama cildimizde henüz kıl oluşturmamış ama kıl oluşturabilecek çok sayıda kıl kökü hücreleri mevcuttur. Bu hücreler lazer tedavisi ile ortadan kalkmazlar. Önümüzdeki aylar, yıllar içinde hormonlarla ilgili bir problem yaşanırsa, başka nedenlerle ilaç kullanılırsa veya genetik özelliklerden dolayı mevcut olan kıl kökü hücreleri uyarılarak yeni kıl oluşumuna neden olabilir. Bu sebeple ömür boyu başka kıl çıkmayacak demek yanlış olur. Erkek hastalarda da doğal olarak yüksek olan testosteron hormonu zaman içerisinde yeni kıllar oluşmasına neden olabilir.
Lazer epilasyon seansları sonucunda beyaz, ince ve açık renkli pigmenti az tüylerin asla bitmeyeceğinin bilinmesi gerekmektedir.

-Lazer epilasyon seansları sonrasında nelere dikkat edilmelidir?

İlk 2-3 gün cildi tahriş edebilecek uygulamalardan özellikle peeling den uzak durulmalıdır. Fondoten, pudra gibi gözenekleri tıkayan ürünler kullanılmamalıdır, kullanılır ise kıl köklerinin dışarı atılması engellenir.
Güneş koruyucu kesinlikle kullanılmalı, solaryum veya güneşlenerek bronzlaşmadan kaçınmalıdır.

cilt-yenileme

(SİVİLCE İZİ, GÖZENEK AÇIKLIĞI, TON FARKI GİDERME ve KIRIŞIKLIK TEDAVİSİ)

  • CO2 FRAKSİYONEL LAZER

Cildimizin gençlik yıllarındaki gibi olmasını hepimiz isteriz. Fakat ne yaparsak yapalım cildin bozulmasını ve yıpranmasını önleyemeyiz. Korunma yöntemleri ile olabildiğince cildimizin yaşlanmasını geciktirmeye çalışırız. Fakat yine de cildimiz yaşlanır. Cildimizin yaşlanması güneş, rüzgar, ısı, nem, kimyasallar gibi dış etmenler nedeniyle oluşmaktadır.

Bu dış etkenlere karşı cilt dokumuz kendini sürekli yenileyerek yanıt verir. Fakat yaşlanma ile birlikte cildin onarım mekanizmaları tüm organlarda olduğu gibi yavaşlar. Bu nedenle yaşlanma ile birlikte başta güneş lekeleri olmak üzere kırışıklıklar, cilt lekeleri, deride yüzeysel tabakada incelme gözlenir. İncelmeye bağlı olrak kılcal damarlar ciltte görünür hale gelir.

Tüm bu tablo oturduğunda ise yaşlı bir cilt görünümü ortaya çıkar. Cildimizi temiz tutmak ve nemlendirmek,güneşten korunmak cilt yaşlanmasını bir ölçüde geciktirir. Cilt gençleştirme tedavilerinde temel olay cildin onarım ve tamir mekanizmalarını hareketlendirmektir. Cildi gençleştirmek ve bu hareketliliği sağlamak için bir çok ilaç, krem, jel, kozmetik ürün üretilmiş ve denenmiştir.

CİLT GENÇLEŞTİRMEYE yönelik günümüzde ise Fraksiyonel CO2 lazer kullanılmaya başlanmıştır. Fraksiyonel CO2 lazer uygulanan cilt alanında mikron çaplı delikler açarak bu alandaki dokuyu eritir. Etkilenen alanı yan taraftaki sağlam cilt yeni doku oluşturarak örter. Yeni oluşan doku yeni kollajen ve yeni bağ dokusu elemanları içerir. Yeni kollajen eski kollajen dokudan daha genç ve daha düzgün formdadır, üstelik sentetik değil vücudun ürettiği doğal kollajendir.

Yeni oluşan doku elemanları cildi daha genç, daha parlak,daha pürüzsüz ve daha elastik yapar. Kırışıklıklar sıkılaşır, cildin yağ ve nem oranı dengeli hale gelir yani cilt yenilenir. Cildin kalınlığı normale döner ve kılcal damarlar daha az görünür hale gelir.

Bu mekanizma AKNE İZİ VE GÖZENEK AÇIKLIĞI tedavisinde de uygulanmaktadır. Kişinin cilt yapısının uygun olması ve cilt yenilenme hızının yeterli olduğu durumlarda çok güzel sonuçlar alınmaktadır. Her seansta gözeneklerin sıkılaştığı, çukurların derinliklerinin azaldığı net bir şekilde gözlemlenmektedir.

Uygulama kış aylarında yapılır.Seans aralıkları 6-8 haftadır.

  • ALTIN İĞNE RADYOFREKANS

Gözenek sıkılaştırma, leke giderme, akne izi tedavisi, ince çizgileri giderme gibi pek çok problemli ciltte kullanılabilen bir sistemdir. Saç teli kalınlığında micro altın iğnelerin cilt altı dokuya direk ulaşarak radyofrekans dalgası vermesi üzerine kurulu bir çalışma mekanizması vardır. Atış yapıldığı anda uygulanan bölge uyarılmış olur ve o bölgedeki kolajen lifler daha hızlı çalışmaya başlar. Bu sayede cildin çatısı yenilenmeye başlamış olur.

Ayda bir olmak üzere en az 3 seans yapılması önerilir. Alınan sonuçta cildin yıpranmışlığı, kişinin cilt yenilenme hızı gibi faktörler etkilidir. Uygulama sonrasında bölgede hafif bir kızarıklık olmaktadır. Ancak bu kızarıklık kişinin günlük hayatını etkileyecek boyutta değildir. Bu nedenle çalışan kişilerin çok tercih ettiği bir yöntemdir.

Botox-1

BOTOX NEDİR?

Botox Botulinum toksin tip A’nın ticari ismidir. Yüzdeki, boyundaki çizgileri ve kırışıklıkları gidermek için kullanılan kozmetik tedavi yöntemidir.

Botox’un kullanım alanları nelerdir?

Botox özellikle yüzün üst kısmındaki yani kaş arası, alındaki yatay çizgiler ve göz kenarındaki kırışıklıkların yok edilmesinde etkilidir. Özellikle son zamanlarda hanımların tercih ettiği bir diğer kullanım alanı da kaş kaldırmadır. Aşırı terleme tedavisinde avuç içleri, ayak tabanı ve kol altlarına uygulanabilir.

Botox nasıl etki eder?

Botox uygulandığı küçük kas demetlerinin, sinir-kas bağlantısını bloke ederek, kasın kasılmasına engel olur. Böylece o kas grubu üzerindeki cilt düzgün ve kırışıksız kalırken, Botox uygulanmamış kas grupları çalışmaya devam ederek normal yüz ifadesini korur.

Botox nasıl uygulanır?

Kozmetik amaçlı Botox uygulamaları basit ve güvenli olup, çok küçük bir iğne ile çok az miktarda Botox’un yüzün belli noktalarına enjekte edilmesi ile gerçekleştirilir. Botox , soğuk zincirle özel şartlarda iletilen şeffaf bir maddedir. Serum fizyolojik ile sulandırılır. Uygulama esnasında minimal bir ağrı hissedilebilir, ilave anestezi gerektirmez.

Tedavinin riskleri nelerdir? Her isteyene uygulanabilir mi?

Tedavinin en belirgin yan etkisi enjeksiyon bölgelerinde kızarıklıkların oluşabilmesidir. Çok nadiren göz kapağı sarkması olabilir. Ağız çevresi ve boyun bölgesi uygulamalarında asimetri görülebilir.
Kan hastalıklarında ve gebelikte Botox uygulanmamalıdır.

Tedavi ne kadar zamanda etkisini kaybeder?

Botulinum toksininin etkisi uygulandıktan 24-72 saat sonra görülmeye başlar ve 7-14 gün içerisinde tam olarak ortaya çıkar. Terleme tedavisinde 7-8 ay, kırışıklık tedavisinde 3-6 ay sonra etkisi kaybolur.

Botox-dolgu-sezarYaşlanma ile birlikte cildin hyaluronik asit içeriği azalır ve cildin su tutma kapasitesi azalır. Deride bulunan kolajen ve elastik lifler kırılmaya ve eskimeye başlar. Bu kırılmalar doğal yaşlanma sürecimizin bir parçası olmakla birlikte, fazla kaş çatma, gözleri kısarak bakma, gülümseme ve diğer yüz mimikleri de çizgilerin oluşmasına katkıda bulunurlar. Sigara içmek ve kirli hava gibi çevresel faktörlerde yaşlanmayı hızlandırır.

Yüz kırışıklıklarını doldurmak için en sık olarak kullanılan işlem dolgu tedavisidir.
Yüzün kırışık ve çökük görüntüsünü düzeltmek için kullanılan dolgu maddeleri çizgilerin olduğu kıvrımların altına enjekte edilerek uygulanmaktadır. Günümüzde bu amaçla en çok hyaluronik asit içerikli dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Bu madde, derinin temel elemanlarından biridir ve kırışıklığın altına enjekte edildiğinde su toplayıp şişerek oradaki oluklaşmanın kaybolmasını sağlamaktadır.
Hyaluronik asit içerikli dolgu maddeleri sadece kırışıklıkların giderilmesi amacı ile değil dudak kalınlaştırma ve dudak kontörlerinin belirginleştirilmesi amacıyla veya göz altı bölgesinde aydınlanma sağlamak amacıyla da kullanılmaktadır.

prp

PRP (Platelet Rich Plasma ) Trombosit yönünden zenginleştirilmiş plasma uygulamasıdır. Kişiden alınan bir miktar kan santrifüj edilerek kırmızı ve beyaz hücreler ayrıştırılır. Elde edilen trombositten zengin plazma yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilir.
Trombositler vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarılmasını sağlayan büyüme faktörlerini yapısında bulunduran kan bileşenleridir.

Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak onarım sürecini başlatır. PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan  dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda platelet verebilmektir. Böylece hasarlı dokunun onarımı da daha hızlı ve güçlü bir şekilde başlar.
PRP uygulamaları özel üretilmiş uygulama kitleri aracılığı ile hekimler tarafından yapılmaktadır. Uygulamalarda PRP ile hazırlanan maskeler kullanılabildiği gibi çoğu zaman enjeksiyon şeklinde uygulanır, özel bir krem içine karıştırılarak uygulamak da mümkündür.
Kandan alınan büyüme faktörleri kolajen üretimini artırmakta, doku yenilenmesine yardımcı olmaktadır.
Bu nedenle;
-Lazer, peeling gibi uygulamalardan sonra derinin hızla yapılanmasını sağlamak
-Ciltte oluşan kırışıklıkların, lekelerin giderilmesini sağlamak
-Cildin esnekliğini ve parlaklığını sağlamak
-Saç dökülmelerinde tek başına veya diğer tedavilere destek sağlamak için uygulanmaktadır.
PRP Tedavisinin Avantajları Nelerdir?
-Allerjik değildir.
-AIDS, Hepatit gibi bulaşıcı hastalık kapma riski yoktur.
-Daha hızlı iyileşme sağlar.
-Kullanımı kolaydır.
-Kısa sürede uygulanır.
Kaç Uygulama Yapmak Gerekir?
Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar. Her 15 günde bir yapılacak 3-4 uygulamadan sonra kalıcı etki belirgin hale gelir. Bu kür her yıl tekrarlanmalıdır.
PRP Kimlere Uygulanmaz?
Platelet sayısı yetersiz olanlara ve kanser hastalarına uygulanmaz.

bd3f09d498777d4e2150d83bd575f067

BEN, CİLT UZANTISI (SKINTAG) VE YAŞLILIK LEKESİ TEDAVİLERİ

İnsanların birçoğunun vücudunda değişik sayıda ve büyüklükte ben bulunmaktadır. Bu benlerin bazıları doğuştan, bazıları da özellikle güneş ışınları nedeniyle sonradan oluşur. Aşırı derecede güneşe maruz kalınması benlerin yapılarını bozar ve sayıca artmalarına neden olur. Böylece cilt kanseri riski de ortaya çıkar.
Genetik yapımıza bağlı olarak, benlerin oluşumunda cildimize rengini veren pigment hücreleri rol oynamaktadır. Ancak tüm koyu renkli kabartıların ben olduğu söylenemez. Benler renkleri, büyüklükleri ve şekilleri ile farklılık gösterirler.
Benler oldukça tehlikeli de olabilirler. Özellikle avuç içi, ayak tabanı, genital bölge, kemer ve koltuk altı gibi sürtünme ve tahriş olmaya elverişli bölgede ise dikkatle takip edilmelidir.
Özellikle Malign Melanom’a dönüşme riski olan benler tehlikelidir. Malign Melanom cildimize rengini veren melanosit hücrelerinin yapısının bozulması ve hızla çoğalması ile ortaya çıkan cilt kanseri tipidir. Oluşumunda güneş ışınları, genetik yapımız ve kimyasalların etkisi vardır. Dünyada hızla artmakta olan bu kanser türünde erken teşhis konulması, ayrıca benlerin takip edilmesi, herhangi bir renk değişimi, kanama, büyüme, iltihaplanma gibi reaksiyonların olup olmadığının araştırılması çok önemlidir.
Malign Melanom konusunda özellikle ailesinde deri kanseri olan kişiler, çok sayıda doğuştan gelen beni olanlar, açık tenli, sarı veya kızıl saçlı, açık göz rengi olanlar düzenli olarak dermatolojik kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Halk arasında et beni olarak bilinen cilt uzantıları (skin tag) ise daha tehlikesiz ancak kişileri rahatsız edebilen yapılardır. Dermatolojik muayene sonucunda bu tipte olduğu tespit edilen yapılar lazer ile kolayca alınabilmektedir.

Bununla birlikte çoğunlukta ileri yaşlarda güneşin de etkisiyle genelde el, kol, yüz gibi bölgelerde oluşan kahverengi lekelere yaşlılık lekesi demek mümkündür. Bu tipte olan lekeler de yine lazer uygulaması ile soldurulabilmekte, hatta ortadan kaldırılabilmektedir.

Orumcek-Agi

Örümcek ağı ile yüz germe, vücuda uyumlu cerrahi iplerin ince bir iğne yardımıyla cilt altına tutturulması ile istenilen bölgenin gerginleştirilmesini sağlayan bir uygulamadır. Örneğin yanaklara uygulandığında,  bu ipler sayesinde cilt dokusu yukarıya doğru gerginleşerek sabit kalmaktadır. PDO (Polidioksanon) İpler cilt altında zaman içerisinde eriyerek kaybolmaktadır, bu nedenle ciltle tamamen uyumlu ve zararsızdır. Belirli bir sürede (yaklaşık1-2 yıl) ipler kaybolsa da o bölgede bulunduğu sürece oranın kolajen dokusunu iyeliştirdiğinden süre sonunda ciltte kalıcı bir iyileşme de görmek mümkündür.

Cilt germe konusunda bu yöntem yüz, vücut ve boyunda pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu alanlar: Nasolabiel fold, Çene çizgisi (jaw line), Kaş kaldırma, Gözaltı torbaları, Çene altı, Kazayakları, İndian fold, Alın ve boyundaki derin kırışıklıklar. Örümcek ağı yöntemi tek başına uygulanacağı gibi başka yöntemlerle kombine olarak da uygulanabilmektedir. İşlem esnasında local anesteziye ihtiyaç duyulabilir ancak sonrasında hafif kızarıklık dışında herhangi bir yan etki yoktur.

İp askı yöntemi ise yalnızca yanak bölgesine uygulanan kanül içerisinde daha kuvvetli çekme özelliğine sahip iplerle uygulanan yüz germe yöntemidir. Bu yöntem daha derin kırışıklıkları olan veya daha net sonuç elde etmek isteyen kişilerde çokça tercih edilmektedir. Kalıcılığı yine 1-2 yıl kadardır.

kriyoterapi-tedavisiKriyoterapi, uzun yıllardır tıp dünyasında kullanılan bir uygulamadır. Siğiller (genital bölge siğilleri dahil), Molloskum kontagiozum, Güneş lekeleri, Epidermal kistler, Keloid, Seboreik keratoz, Aktinik keratoz, Keilit, Dermatofibrom, Alopesi areata (pelad), Şiddetli akne, Tırnak batması, Bazal hücreli cilt kanseri gibi dermatolojik problemlerin çözümünde de sıklıkla kullanılan bu uygulama uzman hekim tarafından kolaylıkla yapılmaktadır. Kriyoterapi halk arasında dondurma yöntemi olarak da biinmektedir. Ufak bir tüpün içerisindeki gazın hızlı bir şekilde soğutulması prensibine dayanan işlem uygulandığı anda tahribiyet oluşturur. İşlem sonrasında bir iyileşme süreci vardır, bu süreçte hasta hekimin önerdiği şekilde gerekli ilaçları kullanmalıdır.

3

Zaman içerisinde cildimizde çok farklı nedenlerle lekenmeler oluşabilmektedir. En yaygın bilinen leke türleri: güneş lekeleri, travma lekeleri, hamilelik lekeleri, yaşlılık lekeleri vb. Bu lekelerin bir kısmı CO2 Fraksiyonel Lazer, Altın İğne Radyofrekans, Karbon Peeling veya Microneedling pen gibi uygulamalarla yok edilebilirken bazı çok derin lekelerin tedavisi için özel kürler gerekmektedir.

Farklı kimyasal içerikleri olan farklı kürler bulunmaktadır. Bunların en yaygın kullanılanları: GreenPeel, Cosmelan ve Dermamelan kürleridir. Kişi için en iyi sonucu elde etmek adına tedavi şekline uzman doktor değerlendirmesinden sonra karar verilmelidir. Elde edilen sonucu korumak için ise güneşten doğru şekilde korunmaya çok dikkat edilmesi gerekir.

cilt-tipleri

NORMAL CİLT:Görünümü şeffaf,gözenekleri kapalı,lekesiz ve problemsiz bir cilt.Hafif bir bakımla doğal güzelliğini korur.Kullanılacak ürünler;Süt tipi temizleyici,alkol oranı normal bir tonik ve su içerikli hafif bir nemlendirici.

KARMA CİLT:Alın,burun ve çene yağlıdır.Yani yüzde T şeklinde bir yağlanma görülür.Yağlı olan kısımlarda siyah nokta,yağ butonları,açık gözenekler bulunabilir.Yanaklardaki gözenekler ise kapalıdır.Kullanılacak ürünler;Süt tipi temizleyici,düşük alkollü tonik,cildin dudrumuna göre nemlendirici ve eğer gerekiyorsa göz çevresi için krem.

YAĞLI CİLT:Görünümü parlak ve yağlı,gözenekleri açık bir cilt tipidir.Gözeneklerin içi genellikle dolu,siyah noktalı ve sivilceli olabilir.Yağlı cildin akne problemini önlemek için çok dikkatli bir günlük temizlik programı uygulanmalıdır.Kullanılacak ürünler;Jel tipitemizleyici,alkollü bir tonik,su içerikli nemlendirici ve sıkıştırıcı maskeler.

YAĞLI CİLT SİVİLCELİ İSE:Sivilce,siyah nokta ile kapalı olan gözeneklerden fazla fazla yağ salgısının dışarı çıkamayıp,olduğu yerde birikmesi ile oluşur.Kullanılacak ürünlerin dikkatle seçilmesi gerekir.

YAĞLI CİLT HASSAS İSE:Genişlemiş gözenekler,zaman zaman kırmızı lekeler görülür.Hassasiyetinden cilt pul pul kalkabilir,iç ve dış etkenlere karşı duyarlıdır.Kaşıntı ve yanma görülebilir.Kullanılacak ürünler;Süt tipi temizleyici,kesinlikle alkolsüz tonik,allerji giderici kremler ve genellikle cildin yapısı susuz olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler.

OLGUN CİLT:Hücrenin yaşam ritminin yavaşlaması sonucu oluşan bir cilt tipidir.Ölü hücreler kat kat yığılarak sonuçta cilde kaba bir görünüm verir.Bağ dokusu hücrelerinin yavaş çalışması sonucu derin çizgiler ve gevşemeler oluşur.Sürekli bir nemlendirici kullanılmazsa deri kurur ve kırışır.Kullanılacak ürünler;Evitamini içeren kremler,alkolsüz tonik,allerji giderici kremler ve su içerikli nemlendiriciler.
SAĞLIKLI BİR CİLT NASIL ELDE EDİLİR

Sağlıklı bir cilt elde etmenin dört aşaması vardır.

1-Temizleme:
Cilt tipine uygun bir temizleyici ile cilt kurutulmadan derinliğine temizlenir. Ciltteki kirler ve makyaj uzaklaştırıldığında yumuşak, nemli ve taze bir cilt için ilk adım atılmış olur.
2-Düzenleme: Akne,leke,kırışıklık,kuruluk,gözenek,çatlak,güneş hasarı gibi özel bir cilt problemi varsa probleme özgü ürün kullanılarak cilt probleminden arındırılır.
3-Nemlendirme:Cildin susuzluğu nemlendirici ile giderilir. Böylece daha yumuşak ve sıkı bir cilde sahip olunur.
4-Koruma: Cilt hasarının %90 nı güneş ve çevresel faktörlerden kaynaklanır. Yüksek koruma faktörlü güneş koruyucuları ile güneşin ve çevre faktörlerinin oluşturduğu leke, kırışıklık ve erken yaşlanma belirtilerini azaltmak mümkündür. Ayrıca E vitamini, yeşil çay ekstresi gibi antioksidanlarda olumsuz çevre faktörlerine karşı cildin korunmasına yardımcı olurlar. Ayrıca cilde uygulanabilecek maske ve peeling işlemleri de cildin genel yapısını iyileştirir. Ortalama olarak haftada bir kez uygulanması yeterlidir.

Tabii ki tüm bu uygulamaların cilt yapısına uygun ürünlerle yapılması gerekir. Aksi takdirde yanlış kozmetik seçimi ile cilt faydadan çok zarar görebilir. Öncelikle cilt bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.